22 Kasım 2009 Pazar

kırmızı balon nereye gider?

The Truman Show filminin sonunda, Truman merdivenlere tırmanır ve beyaz duvardaki kapıyı açar ve dışarı çıkar, sınır diye gördüğü yerden..

Çocukluğunda elinden balonunu kaçırıp, onun nazlı nazlı uzaklaşışını izlerken, nereye gittiği üzerine hayal kuranlardandım, benim hayalimde kırmızı balonum, tüm dünyayı gezerdi, hatta dünyaları dolaşırdı, arada havası söner ama bir şekilde yeniden dolar ve nazlı nazlı gezerdi, başımı kaldırıp göklere baktığımda gökyüzünde onun silik izini görür ve ehe:) geziyor diye sevinirdim..

Ama balonumun nereye gittiği üzerine hayal kurarken, herkesin ki acaba nereye gidiyor? derdim, bildikleri bir yer varmıydı acaba toplandıkları? bu video var diyor, belki de o sınırda bir kapının açılmasını bekliyorlardır, Truman'ın açıp da çıktığı gibi, onlarda oyundan çıkacaklar..


sevgimle:)

4 yorum:

sufi dedi ki...

Benim de ilk sinema filmim "kırmızı balon" ve "beyaz yele" idi.Babam aynı gün iki filme birden götürmüştü beni.O zamanlar televizyon yoktu ve sinemalar da ancak büyük şehirlerdeydi.Asla unutmadığım o ana geri götürdün beni,sevgilerimle.

guguk kuşu dedi ki...

he he, sen yine akıllı kızmışsın balonun nereye gittiğini merak edermişsin. ben burnuma nohutları leblebileri tıkar nereye gider diye merak edenlerdendim, sonra onları burnumdan çıkarmak epey zor olurdu, heleki içeride bir miktar şiştikleri de düşünülürse:)

düş dedi ki...

aa Kırmızı Balon benim en sevdiğim kitaptı Sufim, Can yayınlarından çıkmıştı,sayfalarında filmden kareler vardı, ah derdim filmi ne guzeldir kimbilir, sonra bir gun televizyonda yayınlanmıştı da seyretmiştim:)

sinemalarda, bankaların çocuk filmleri özel gösterimi olurdu bi de, koskoca sinema hıncahınç çocuk sesiyle dolardı, bi dolu tenten filmi izlemiştim ben de öyle:)

sevgimlee..

düş dedi ki...

ehehe guguk kuşu sen yine de usluymuşsun,şişse de sonunda erime ihtimali var:) benim çok yakın arkadaşımın kızı, minik nazar boncugunu burnuna sokmuş, kimse bilmemiş, çocuk 10 yaşına kadar sinuzit çekti:) 10 yaşında bi gün hapşırıncaaaa, fırlayıverir taşlaşmış boncuk:)


bu arada leblebi deyince gazoz ve leblebi ikilisi geldi aklıma, itinayla leblebiler gazoz şişesine atılır ve leblebili gazoz sefası yapılırdı:D:D

sevgimlee:)