20 Ekim 2009 Salı



Işık ışıktır görene, ışıktan köre ne

Bilmeyen ne bilsin seni
Gamlanma deli gönül
Gönülden anlamayana
Bağlanma deli gönül

İçi tatlı özlü yemiş
Kırıldıkça ballanır
Sendeki seni koyup
Avlanma deli gönül

Bu görünen ben değilim
Ben ben dediğim nedir
Dilimle söz söyleyen,
Sözü söyletenmidir

Baştan ayağa gömleksem
İçimdeki ben midir
Sureti ben sanıp da
Avlanma deli gönül

Sinenin içindekini
Aldanıp gönül sanma
Varacağın o menzili
Tespih, seccade sanma

Attığın üç beş adımla
Yollar tükendi sanma
Yolların başındayken
Sallanma deli gönül

Padişaha vasıl olan
Elbet olur padişah
Sırların sırrı onda
Lailaheillallah

Görmeyerek yol yürüyen
Bela bulur ahü vah
Sarayda vahdet vardır
Canlanma deli gönül

Mevlâna

3 yorum:

Belgin dedi ki...

Dönüp dönüp okuyorum...

sufi dedi ki...

"Sinenin içindekini
Aldanıp gönül sanma
Varacağın o menzili
Tespih, seccade sanma"
Belgin'in dediği gibi dönüp dönüp bir daha bir daha okudum.Gerçek menzilde buluşuruz birgün inşaallah dedim.

düş dedi ki...

Canlar, hakikat "şimdi burada" illuzyona prim vermemekte sanırım..yürümeye devam:) sevgimleee