9 Ekim 2009 Cuma

6 ekimde dolunayin hemen ertesinde, okuldan eve gitmek icin servis otobusune bindim, ama icimde bi sIkIntI var, hayirdir dedim, kendi duragima geldigimde inmek icin dugmeye bastim, soforun de yanindayim, duragi gecti?

dedim "inecegim?"

basmadin isik yanmiyor dedi?

ki dugmeye basarken gozgoze gelmistik ama gordunuz dedim basarken,

senimi takip edecegim ben dedi ve basti gaza sonraki duraga gidiyor, ayrica bu kapidan inemezsin dedi??

nasil yani??daha once herkes bu kapidan indi??simdi neden inilmiyor dedim, arkaya gec oradan in dedi??

artik ofkem katlanilmaz boyuttaydi avazim ciktigi kadar bagiriyordum, hayir arka kapiya gitmeyecegim herkes gibi bu kapidan inecegim diye, soför acmadi kapiyi ve hareket etti!!!arka kapiya gitmedigim icin sonucta bir sonraki duraga dogru gidiyorduk ve ben teskin edilmez bir bicimde ofkeme kapildim, neden indirmiyorsun, neden bu kapidan inemiyorum daha bir dolu sey soyledim ve sonunda adam OFF ne cok konusuyorsun sen dedi ve yolun ortasinda allah sabir versin etrafindakilere dedi ve indirdi, seni sikayet edecegim diyerek indim, et nereye edersen et diyordu, indigimde her yanim titriyordu ve agliyordum..

sonra ogreniyorumki bugunlerde anlamsiz ofkeler cikabilirmis, bana anlamsiz gibi gelse de aslinda cikmasinin varmis bir hayri..oldugum hale anlam verebildim nihayet hamdolsun..

7sinde butun gun bu olana dair dusundum, serviste ogrencilerde vardi, hoca kimligimle oyle deli gibi bagiran kadin goruntusu cizmistim??utandim kendimden..sucladim niye yaptin be kadin, egon kalkmaya baslamis iste, gitsene diger kapiya ne olacakti yani dedim ve O yardima yine devam etti anlayabilmem icin, yuregimde derin bir yeri olan can, cevirdigi mucizeler kursundan gundem 134ü gonderdi, ustelikte 133.cuyu atlayarak, cunku yanit gundem 134deydi..kurs “Kardeşim, düşündüğün şey hakikat değil.” diyordu ve yine diyordu ki; bir illuzyonun icindeyken  biri birsey yaptiginda “Bu durumda ben olsam, kendimi suçlar mıydım?” deyin diyordu; benim buna yanitim evetti..ben hakikat bu olmadigi halde kendimi suclamayi seciyorum ve oyalaniyorum, resmin butununu gormek ve yeniden dengeye gelmek icindi oysaki her yasanan..

Sonra ayni can, bi akil verdi dedi ki; joe vitale'nin ho'oponopono' su is goruyor..hani su " i love you-thank you- please forgive me- i am sorry " ritueli..yani bu durumda gidip adamdan bizzat ozur dilemesen de olur..simdi oturup 3 dakka hooponopono yapsan ve onun yuksek benligine bunu soylesen.. Allah razi olsun ondan, sanki uzerimde bi ton yuk vardi da hafifledim.. ozur dilerimm seni seviyorum kardesim dedigim an da icimden Sevgi tasti tasti..sonra sevgili Hayat'in sayfasinda, karsima Cemalnur cikti, herkesin kendi adiyla O'na baglandigini hatirlatiyordu ve Sevgi aslinda sadece O'ndan akiyordu nasiplenmekse ne müthisti..

Nasibime gelen nefes calismasiyla farkindaligima giren; "nefesi alan ben degil, "BEN"im ile birlikte aslinda icimde askin bir sarhosluk hali oluyordu nicedir, hani icmeden sarhos nasil olunur? diyordum kendime ama oyleydim, gozum daliyor, basim donuyor, yururken tokezliyorum, sanki yurumuyorumda tokezleyince anliyorum ki yuruyormusum?! yolda etrafimda trafik akisi, icimde bir huzur bir huzur evlere senlik, dugun bayram havasi..bu durum bu ayin dolunayina kadar, zaman zaman artarak zamana zaman da etkisini azaltarak devam etti, artik kaniksadim bu halimi.. Ancak dolunayla birlikte icimde bisey oldu, amansiz bir gerginlik ve 6sinda da bu ofke patlamasi ardindanda olusan bir "peltelik" hali, kelimenin anlami peltelik, bu tipki askin sarhosluk gibi, cok karisabilir birbirine ancak aslinda cok farkliydi ve hissettimki bu farki anlamam icin bu deneyimi yasadim..

Hissediyorumki insanin bedeninde ruhunun bir parcasi var hani 21 gramlik oldugu soylenen kismi, pek hafif ama pek agir olan parcamiz bir de ruhun bagli oldugu yuksek benlik ve onunda bagli oldugu O.. Tam baglanti halinde sanki bir iple O'na bagliyiz gibi bir hissim var ve kaldirilabilecek kadar bir akis sagliyor ve o akis; sarhosluk veriyor, huzur, hamd, herseyiyle akista olma, BENin disinda hicbirseyin oneminin kalmamasi gibi bir hal yasaniyor, olaylar geliyor ve sanki uzerimden akip geciyor, dokunmuyor sanki bana, yagmur gibi bir dolu olay yasiyorum ama ustumden su gibi akip geciyor sanki, ne olaylara uzulme ne de sevinme hali..

Oyle bir hal iste ta ki 6sindaki ofke patlamasina kadar, o gun yuksek benligim ve O'nunla ya baglantim kesildi ya da ben o baglantiyi hissedemeyecek kadar sagirlastim ve dun yolda yururken ve dusunurken, karsimda birden bire bir adamin yemek yemesine takildim, adam sanki yedigi hamburgerle kavga ediyordu, oyle bir yiyorduki ne yedigi nasil yedigi hic onemli degildi, zaten ruhunun sesini de duymayacak kadar sagirdi, tipki benim gibi..

Sonra anladimki O, yuksek benlik vasitasiyla ruh ile temasinin siddetini artiriyor, baglanti ne kadar guclu ise, iplik ne kadar kalinlasmissa baglantili  insan vorteks OLuyor ve sarhosluk basliyor, hani buna meczupluk diyorya sufiler ,iste tam da o hal, digeri ise bedende delilik hali...

7 yorum:

sufi dedi ki...

Sevgili Düş;
Bu dönemde senin yaşadığın otobüs şoförü yolcu tartışmasının bir benzerini de ben yaşadım.Şehirlerarası yoldayım ve en iyi firmalardan biri.Uçakla gittiğim şehirden neredeyse 2 misli fiyat ödediğim bir otobüs firmasıyla şehrime geri dönüyorum.En önde oturuyorum.Çünkü koca otobüs sadece 4 kişi yol alıyor.Sürücümüzün kel kafasına güneş geldiğinde boncuk boncuk terlediği için muavini uyarıp perdeyi biraz çekmesini söylüyorum. Sert bir bakış atılıyor arkaya ş0för bey bağırıyor hışımla "aç hepsini diyorum sana" diye.Muavin bütün ön camın perdesini kaldırıyor güneşe karşı yol alıyoruz saatlerce.Bizlere değmiyor ışıklar.İçten bu zatın içine yolculuk yapmaya çalışıyorum tüm kapılar demirli sanki.İçten konuşmalarımı ise saymakla bitiremem" kimseye iyilik yapmayacaksından tut, plakasını alıp kişiyi firmaya şikayet etme planlarına kadar."Sindirmek öfkemi susturmak için ne kadar enerji harcadığımı bilmiyorum ama yorgun düştüğüm kesin.Bu arada aynı zat muavine, yoldaki tavukları göstererek "ezeyim mi şunları akşama yeriz!" gibi senaryolar yazıyor yüksek sesle.Otobüsten inerken teşekkür ettim kendilerine sitemsiz içten.Ama hala ne öğrenmem gerektiğini bilebilmiş değilim.Hakkın "hakim" sıfatının benden o gün tezahür ettiğine eminim sadece.Öfkeme hakim olduğumu görüp sevindim çok sonra.Şikayet de etmedim.Ama o firmayla seyahat etmemeye yemin ettim doğrusu.Sevgilerimle.

düş dedi ki...

sanirim Sufim karsida sandigimiz icimizde olanlar, aslinda o anda bizim icin vesile..ve sanirim is; hamuru topraktan, nefesi O'ndan olan insan olma yolunda olan ben icin, toprak kadar alçakgönüllü olmakta, iste bunun icinde yaratan vesile ediyor baska canlari..
sevgimlee..

sufi dedi ki...

Aynı şeyleri Pir'imiz de söylüyor,"Gördüğünüz herşey sizden yansıyor" diye.Öldürmeyi planlayan bir yanım olduğunu gördüğümde nefretimi engelliyemiyorum yine de.O da kendinden kendine, vardır bir nedeni deyip geçmek gerekiyor belki.O yargıladığınızın yerinde olmak istermiydiniz? sorusu geliyor hemen ardından."Doğuran da benim,doğan da benim" sesi geliyor..."seven de sevilen de...ölen de öldüren de.."Ancak bize susmak düşüyor.Susan ve susturan da o ya!

Uma dedi ki...

kendi tecrubemden cok rahat soyleyebilirim ki ne kadar dibe dalarsam, cikisi o kadar camurlu oluyor ve hepsini dunyaya puskurtmus oluyorum. Ben de ayni senin yasadigin seyi yasayabilir ayni sekilde davranabilirdim. Delilik degil benim lugatimda onun ismi, temizlik. Bir daha cikmamak uzere gidiyorlar, derinde degdigim ve yuzeye tasidigim camurlar. Saf dogumlara...

düş dedi ki...

amin caanım...

Adsız dedi ki...

Yaşadıklarınıza bakılırsa AŞK sarhoşlugunun başlangıç ve ayıkması bendede aynı tarih lere denk geliyor.Nefisle hafif bir sarsılıp öğrenebildiklerimi uygulama zamanı başlıyor.O yüksek güçün bir özelliğinidaha öğreniyorumki gelişler gidişler evrensel bir boyutta gerçekleşiyor.BEN in ötesinde.Bu süreç nereye kadar gider yeni kapılar hangileridir görelim

düş dedi ki...

eyvallah..