16 Nisan 2009 Perşembe

Günlerdir dışımda olan bitenleri izliyorum,malum iç dışı yaratır ve dahi evrenimde BENden başkası da yok, yansıyanlara, yansımalarıma bakıyorum,ailemden ülkeme kadar genişliyorum ve korkunun/sindirilmenin büyük bir yoğunlukla ağırlık kazanmasını seyrediyorum ve o korkuya şükrediyorum, yoğunluğu olmayan ve sadece yayılan ışığımı bana hatırlattığı için…

Çünkü hiçbir katı cisim yoktur ki; ışık üstüne düşmesin, ve üzerinde yayılmasın…
Şems AŞK kitabında diyorki, Aşık olmanın da, ölmenin de bir zamanı vardır, hem de hiç şaşmaz, dakika şaşmaz..

AŞK olmak nasip olanlar, NEFSin ölümünü de BiR NEFESle geçerler, korkudan hergün ölmektense BiR kez ölüvermeye doyarlar…

6 yorum:

tutsak dedi ki...

Yine kısa bir şiirle yorum yapayım bari :)
''Azrail geldi, göründü bugün
Dedi: 'Geldi zamanı düğün
Dedim; Hoşgelmişsin gülyüzlü ölüm,
Ama sen geç kalmışsın
Ölmeden öldüm''

düş dedi ki...

boğazda düğüm düğüm nefes almaktansa, TEK nefeste düğün, nefsi şahane güle oynaya teslim olur, zamanı gelince..anlatır Tutsak'ın dörtlüğü, susar dilim:)

Maryjade dedi ki...

der ki Ü.Y.Oğuzcan:
Çünkü sonsuzluklar,sonsuz sevenler içindir/Çünkü ölüm, sevmeyi ve ölmeyi bilenler içindir...

sufi dedi ki...

Sevgili bugün de sana Fuzuli'den cevap var .
-------------------------------
"cânını, canâna vermektir kemâli aşıkın
vermeyen can îtiraf etmek gerek noksanına"
----------------------------------
"aşk derdiyle hoşem el çek ilacından tabip
kılma derman kim helakim derdi dermanındadır!"

düş dedi ki...

Umit Yaşar'in aşk uzerine ne guzel şiirleri vardır, oglu Vedat öldükten sonrada ölüm/boşluk uzerine derin dizeleri... sağol sevgili Maryjade..

düş dedi ki...

Caanım Sufi, sufiler birbirlerine "belan çok olsun" kardeşim dermiş, dertte dermanda O'ndan,hatırlatan yuregine saglık..sağol..