26 Ocak 2010 Salı


The Real Jim carrey from EckhartTolle TV on Vimeo.


bu adamı çok seviyorum..nasıl güzel anlatıyor özgürleşmesini, genişlemesini ve herkes bilsin istiyor, herkes bunu yapabilir diyor:)

4 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

gariptir, jim carry'i ben de çok severim. gözlerine bir bak düşcüm, bir enerji var herkeste olmayan. ve diğer baskın özelliği "deliliği". deli ışığı gördüğüm insanları spontan bir şekilde seviyorum sanki bişey beni onlara çekiyor, mesela jack nicholson, hayranım ona da:D. evet özgürleşmek kimsenin tekelinde değil, kendi sınırlarımızı, çitlerimizi ellerimizle koyan bizleriz. o zaman anahtar kelime "delilik" galiba. olaylara deli gözü ile bakabilme. şablonlarla, mekanik kabullenmelerle yaşamayı devam ettirmek çok acı.

düş dedi ki...

deli kim? normal kim? kim/ne veriyor bu kararları, standart ne?ÖZden bakanin g'özün dibinden gelir öZün ışığı,o ışık öyle derindirki, karanlıkta kaldım sanırsın ışığın parlaklığından,perdeleri açılmıştır onların bakışlarının ve sana bakan SENdir aslında, ne güzeldir o g'özlerle buluşmak guguk kuşu ah ne güzeldir...bir kere o kapı açıldığında hiç bir mecburiyet yoktur aslında, acıda yoktur, ne diyor Jimcim, buda'dan alıntılayarak;tüm spiritüalite acıdan özgürleşmek, acıyı hafifletmek üzerinedir...o anlattığı his geldikten bir zaman sonra acı diye birşey de kalmaz, herşey olması gerektiği gibidir çünkü..

Pırıltılı cadı dedi ki...

değerlerden, kalıplardan arındıgımız an dusunlerle sekıllendırmedıgımız an, belki bizde o deli bakısını yakalayabiliriz belki, kimbilir.

düş dedi ki...

niyet pırıltılı o her kapıyı açar:)