meditasyona dair.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meditasyona dair.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2009 Çarşamba

yaz basindan beri yapiyorum bu hareketleri ve faydasini cok goruyorum..

TiBETiN GENCLiK PiNARi; 5 HAREKETi

Baslangicta her hareketin 3 kere yapilmasi tavsiye ediliyor. Daha sonra her hafta tekrar sayisini 2 ser artirarak 21 tekrara ulasana kadar artirmaya devam edin.Yani 2.hafta her hareketi 5 kere, 3. hafta 7 kere, 4. hafta 9 kere ve bu sekilde artirmaya devam edin. 10 hafta sonra her hareketi 21 kez yapabilir duruma geleceksiniz.
Bu 5 hareketi tamamladiktan sonra ilik veya serin su ile dus almaniz tavsiye ediliyor. Ancak asla soguk su ile yikanmayin.



Birinci Hareket
Faydalari : Dolasimi gelistirerek varisli damarlar, osteoporoz ve bas agrilarina iyi geliyor. Her gun yapmak tum bedeni genclestiren bir sureci baslatabilir.

Uygulanisi :



Kollarinizi iki yana acip avuc icleriniz yere bakacak sekilde saat yonunde donun.

                                                                   Ikinci Hareket:


Faydalari : Tiroit bezi, bobrekustu bezleri, bobrekler, sindirim organlari ve prostat ile rahmi de icine alacak sekilde cinsel organlar ve bezler uzerinde onarici bir etkisi var.
Arterit, osteoporoz, duzensiz regller, menopoz semptomlari, sindirim ve bagirsak sorunlari, sirt agrisi, bacak ve boyunlardaki sertlige iyi geliyor.

Uygulanisi:





1-Sirtustu yatarak ellerinizi vucudunuzun yanina koyun.
2-Cenenizi gogsunuze dogru yaklastirin
3-Bacaklarinizi yere dik olacak sekilde kaldirirken dizlerinizin dik olmasina gayret edin

                                                                Ucuncu Hareket

Faydalari : Ikinci gibi ucuncu de tiroit bezlerini, bobrekustu bezleri, bobrekleri, sindirim sistemi organlarini ve prostat ile rahmi de icine alarak cinsel organlari genclestiriyor.Menopoza girmis ve duzensiz veya tembel regl donemleri gecirme egilimindeki kadinlar icin ozellikle iyi.
Uygulanisi :


1-Vücudunuzu dik tutarak dizlerinizin üzerinde durun.Ellerinizi kalçalarınızın altına dayayın
2-Çenenizi göğsünüze yaklaştırın.
3-Başınızı yavaşça mümkün olduğu kadar geriye doğru eğerken,sırtınızı arkaya doğru esnetin.

                                                           Dorduncu hareket
Faydalari : Tiroit bezi, sindirim sistemi, prostat ile rahmi de icine alacak sekilde cinsel organlari ve bezleri dolasim ve lenfatik akis uzerinde canlilik veren bir etkisi var.Karin bolgesini, uyluklari, kollari ve omuzlari guclendirir. eger sinus tikanikliginiz varsa bu hareketin burun deliklerinizi actigini da fark edebilirsiniz.

Uygulanisi :

1-Bacaklarinizi ileriye dogru uzatarak yere oturun.Ayaklariniz hafifce aralik olsun ve ellerinizi yere koyun

2-Cenenizi gogsunuze dogru egin.
3-Basinizi mumkun oldugunca arkaya dogru egin.
4-Kollarinizi duz tutarak ayak tabanlarinizi ve ellerinizi yere basarken dizlerinizi kirin ve govdenizi yere paralel olacak sekilde havaya kaldirin.Adalelerinizi bir sure kasin ve ardindan gevseyin.

                                                                    Besinci hareket:


Faydalari : bagisIklik sistemi uzerinde olumlu etkisi olan dolasim ve lenfatik akisin gelistirilmesine yardimci olur. Derin soluk alip vermeyi, enerji ve canliligi uyarir.
Diger hareketlerde oldugu gibi ozellikle menopoz ve duzensiz regl donemleri semptomlarini hafifletiyor.

Uygulanisi :



1-Kollariniz dik ve bedeniniz asagi sarkmis halde ( kobra yilani ) seklinde durun. Avuclarinizi yere koy. Basinizi yumusak bir sekilde mumkun oldugu kadar geriye yatirin.
2-Ayaklarinizi ve ellerinizi oynatmadan,kalcanizi yukariya kaldirin ve vucudunuzla ters v sekli meydana getirin.Cenenizi gogsunuze dogru yaklastirin.

21 Kasım 2009 Cumartesi

19 Kasım 2009 Perşembe


Link: Boundin - By Pixar(Turkce Altyazili)



Hikayemize verdiğimiz anlamı seçme özgürlüğümüz var:)

İstiridyenin biri diğerine dert yanar: ''İçimde yuvarlak ve ağır bir şey var, bana acı veriyor'' diğeri kibirli bir memnuniyet içinde: ''Şükürler olsun ki içimde hiçbir sıkıntı yok, hem içimde hem dışımda mutlu ve bütünüm" O sırada oradan geçen yengeç şöyle der: ''Evet mutlusun halinden ve bütünsün ama şunu söylemeliyim ki diğer istiridyenin çektiği acının sebebi, içindeki eşsiz güzellikteki incidir. " H.Cibran

11 Kasım 2009 Çarşamba

"You’re just suffering from the belief that there’s something missing from your life. In reality, you always have what you need."Byron Katie

olan neyse O'dur yani, onun üstüne söylenen her söz yada düşünce hepsi hikaye:)

3 Kasım 2009 Salı

"9" Tim Burton'un son animasyon filmi..özgürlük için! ruhsal kaynaktan beslenen nefsi/zihni izledim 90 dakika (bu tamamen benim yorumum elbette)..Bu arada film için; kaynağın tüm parçalarının özgürlüğünün, kaynak için nasıl/ne kadar değerli olduğunu, muhteşem bir dille anlattığını söyleyebilirim..ben sevdim..


9 sneak peak- Watch more Videos at Vodpod.

1 Kasım 2009 Pazar

bir reklam filmi...
içindeki felsefe ve aslında o sanatçı; Eşref Armağan, beni her zaman etkiliyor, o kendinin kör oldugunu biliyor, ve aslında kalbiyle görüyor...


2011 Volvo S60 Drawn on Paper by Blind Turkish Artist

11 Mayıs 2008 Pazar

Fotograf:Konya,Mevlana Müzesi, 9 lu sebil..




Dun aksam bir belgesel seyrettim national geographic’te, Ibn-i Batuta’nin yolculugu uzerine, onun kitabinda anlattigi guzergahi izleyerek yeniden yolculuk yapan bir yolcunun hikayesi.Bu yolculuk bir Sufi yolculugu ve adim adim tum dunyadaki Sufi merkezlerini ziyaret ediyorlar. Bunlardan biri Konya’daki Sufi Mevlevihanesiydi. Mevlevihanedeki Sufi Eren’e, sordu, nasıl Eren oldunuz diye, o da anlatti; ben egomu öldürdüm, burada hepimiz birbirimizin kardesiyiz dedi ve Mevlana’nin "gel ne olursan yine gel" baslikli beyitini okudu.Mevlevihanede sadece erkekler vardi, beraber bir yasam ama sadece erkekler arasi..



Sonra, Hindistan'da Sufi bir dedeyi ziyarete gittiler, yapimci kendisine mürsit aradigini, dedenin müridi olup olamayacagini sordu, Sufi dede, kendini anlatti, "ben, yasamimda hiçbir sey beklemiyorum,arzum yok, bu nedenle, ne bir arkadas istiyorum, ne bir dost, ne de bir sevgili, ben egomu öldürdüm" dedi ve ekledi, eger sana bildiklerimi ögretirsem ben kalbimde bir daha rahat olamam..



Oradan ayrilan ekip yine Hindistan'da bir baska Sufi Babayi ziyarete gittiler.Bu Babaninda ziyaretcisi coktu.Dedilerki; eger baba sana supurgesini sallar ve küfür ederse, sen sansli bir insansin. Baba ile beraber bir cadir yada barakanin icine girdiler ve hiç konusma olmadi. Bir saat boyunca, sufi baba ve programci birbirlerine baktilar, baktilar, baktilar ve bir saatin sonunda programci cadirdan disari cikti ve ne hissettigini anlatmaya basladi.Sanki, iki tane dunya vardi, burasi ve orasi…cok buyuk bir bosluk vardı, cok etkilendim dedi..Içimden demekki dedim, hiç bir sey anlatmayarak da cok sey anlatilabiliyor ve belki de bu en kalpten olani..



Bosluk..iki sene once Viola Edward Ankara’da natural fuarina katilmisti, onun egitmenligindeki Breathwork-Rebirthing Nefes Tekniği ile boşluk bilgim, bilincime girmisti.. bosluk ve nefes cok yakindan iliskili sanirim.Cunku bu calismada sadece nefes aliyorsunuz,gözleriniz kapalı bir sekilde yere uzaniyor ve burnunuzdan karnınıza uc adimda nefes alıyor ve yine üc adimda veriyorsunuz. Anladigim kadariyla zihni devreden cikartma calismasi bu.Oncelikle zihin buna itiraz ediyor, "kızııım ne isin var burada senin, nereye kadar bu nefes nefes diyen" ve sikilan bir zihnim vardi ama sebat ettim :)ve işte sonunda, bir pik noktasi varmis, kiminde 20 dakika kiminde 30dakika, onu atlattigim anda derin bir bosluktum artik ve tarifsiz bir huzurdum.. herseydim ve aslında hiçbirseydim..vardim ve aslinda yoktum.. ne nefes alıyordum, ne bedenim vardi, ne ben(zihnim, egom),ne disarda calan sezen aksu parcalari vardi..içerisi ve disarisi derin bir sessizlikte BiR olmustu.. birakipta geri gelesim olmadiydi..öyle guzeldiki yasadigim, o gunden sonra bu deneyimi hiç unutmadim, diyecegim odur ki; nefes onemli, hele ki; prana ile isik solumanin tadina doyum olmuyor..

1 Mayıs 2008 Perşembe


hiç doğmadık ve hiç ölmeyecegiz..odaklandığımız değiliz ki;o bir sonuç, sebeplerini de yaratır; dikkatimizin yönelmesi bir süreç ve biz o dikkatimizi çekene odaklanıp kalıyoruz ve ANdan şimdiden uzaklasiyoruz..Oysa odaklananız, o bilinç haliyiz ve bilinç doğmaz ve ölmez..Bi kere odaklanan ne/kim diye durup boşluğu bilince her AN şimdide kalabiliriz..bir nefes çekebilir ve o nefesi şimdide çeken olduğumuzu biliriz:)

29 Nisan 2008 Salı



insanın kendini tanıması gerek zannımca,hani bazen bir can çıkar karşınıza da derki, beni hiç tanımamışsın:))aynadır aslinda o AN o cAN, cunku derki, kendini tanı bakem bi:))

nedir kendini tanimak?

bilmektir zannımca özünü, bilmektir isigini,ondan ötesi tumuyle insanlik hallerinin oyunudur mavi gezegen, insanlik halleri de pek önemlidir sakin hafife almamali, cunku o insanlik hallerinde halden hale gecerek, pek afilli yada pek yerlerde surunerek (ki en cokda surunmek nimettir aslinda) pıt deye yada pat deye, birden bire kendini bilir insan, kendini tanimak kıyamdır aslinda ve herkesin kıyami en asli zamanında gerceklesir..o insanlik halinde, deneyimi oyun olup oynarken idrak geliverir cANa..acmali g'özü, körlükte kalmamali iste o sebepten..deneyim denilen kapılardan gecivermeli korkmadan, salivermeli kendini kasmadan, bi sevincler mujdeleniyor o zaman, meczup gibi dolasiveresi geliyor insanin :)))

13 Nisan 2008 Pazar

Yasamdaki en basit şey ne?


Yasamdaki en basit şey nedir?

ve kolaylıkla gözden kaçan, es geçilen..

çünkü her an çok yakin hatta içiçe olunandır; insan bu kadar yakın olanı nasılda kolayca uzaginda arayabiliyor..

bi an geliyor k; tüm meditasyon yapanlar bunu er yada geç yaşıyorlar sanıyorum, çünkü meditasyonla asıl ortaya çıkan bu oluyor ve bu olustugu AN(aslında her AN oluş halinde ama başka kelime bulamadım buraya uygun) Osho’nunda söyledigi gibi yasamin kendisi meditasyon haline geliyor..

Farkındalık!!

Aslında farkindaligin kendine yönelik dikkat oldugunu bilmeden önce, “a ben çok farkında bir insanim, çok duyarliyim, çevreme karsi hep farkinda ve dikkatliyim” derdim..ama ya kendi içime??

Bunu kesfetme de, reiki, sifa calismalari ve bu ögretilerin temelinde yer alan meditasyon oldukça etkili araclar.

Farkindaligi anlayabilmek için de gün içinde dikkatimi kendime, bedenime, duygularima, dusuncelerime yöneltigimde, tek bir söz var içimde fisildayan;

Fark eden kim/ne..

duygular var ki bu aralar pek bi çoğalır oldu, çoğusu bana ait değilmiş gibi geliyor ve izliyorum, düşünceler, bunları durdurma imkanım yok, geliyorlar ve gidiyorlar, bi düşüncenin ardından bi başkası geliyor, izliyorum..

odaklandığım sadece izleyen ki; o saf farkindalik ve o hep ANda, o kadar SAFki her sey degisiyor, o hep aynı..

odak, duygular ya da düsünceler yerine farkindaliga geçtiginde, egonun, kandıran, saplanıp kalan,sahiplenen,beklenti içinde olan, kızan, üzülen, acıyan, acındıran binbir yüzü ortaya çıkıyor..

anahtar sözcük; sanırım hiç bir şey yapmadan olana öylece bakmak:))burada, disardan nasil göründügünüze takilmayin, cunku baskalari bu noktada size; "tepkisiz" ,"ruhsuz" v.b. gibi bir dolu kalip yargisiyla bakabilir, hepimizde var bunlar:))kalip yargilari, duyguyu yada düsünceyi sahipleneni ve tepki vereni biraz uzakta tutup bakmak; zor ama bi o kadar da kolay aslinda, çünkü bunun için yaşamda duygu yada dusunce yoluyla bagli oldugumuz ve karsilastigimiz her insan/olay, bizim bunu yasayabilmemiz için calisiyor,yaşarken, ANda bu farkındalıkla kalindiginda, o çoookk beklenen aydınlanma da gerçekleşiyor, çünkü insan rüyadan uyanıyor..