Otuz yıl meditasyondan sonra Bodhisattva aydınlanmaya ulaşır. Ve geleneksel olarak ustasının yanına cübbesini almaya gider. Fakat bu çağdaş bir hikaye olduğundan ustası ona cübbe yerine üzerinde öğütlerin yazılı olduğu bir kağıt verir. Kağıtta şunlar yazılıdır:
1 – İntihar etmeye karar vermedikçe hiçbir Müslüman ülkesinde “En-el Hak ” deme.
2 – Ortadoğuya gittiğinde “Ben tanrının oğluyum” deme, aksi takdirde Yahudiler İsa’ya çaktıkları çivilerin parasını isterler.
3 – Amerika’da iken ben aydınlandım deme aksi takdirde vergi almak isterler.
4 – İtalyan öğrenci kabul etme, aksi takdirde aşramın restoranda döner.
5 – Hindistan'a gitme pazar zaten dolu.
6 – Öğrencilerine herhangi bir espri yapma. “Biz bunu Osho’dan duymuştuk zaten” derler.
Bodhisattva “Peki ben ne yapacağım? ” deyince Usta ” Çeneni kapa ve otur ” der.
4 Mayıs 2013 Cumartesi
11 Nisan 2013 Perşembe
"Birşeyin yerini kesin bildiğinde onun nasıl hareket ettiğini bilemezsin."Heisenberg prensibiymiş bu.
Söz tohum ve onu ekiyoruz alemlere, en büyük alem de biziz; tohumdan çiçeğe, çiçekten meyveye, meyveden tohuma, abooooowww bu iş biteviye, sözün nasıl hareket ettiğini de bilemiyoruz, taakii kuantumdaki higgs alanı bölgesinde kütle kazanıncaya kadar. Sonra anaaaam diyoruz ya da demiyoruz..bazen birşeyi okuyorum geçiyorum, sonra o okuduğumu başka bir anda yeniden gördüğümde whuuuu oluyor içimde anlayışım açılıyor. Bazen...
Söz tohum ve onu ekiyoruz alemlere, en büyük alem de biziz; tohumdan çiçeğe, çiçekten meyveye, meyveden tohuma, abooooowww bu iş biteviye, sözün nasıl hareket ettiğini de bilemiyoruz, taakii kuantumdaki higgs alanı bölgesinde kütle kazanıncaya kadar. Sonra anaaaam diyoruz ya da demiyoruz..bazen birşeyi okuyorum geçiyorum, sonra o okuduğumu başka bir anda yeniden gördüğümde whuuuu oluyor içimde anlayışım açılıyor. Bazen...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

